El emeği göz nuruyla yapılmış türlü türlü oyalar, bin bir zahmetle süslenmiş havlular. Çeyizin olmazsa olmazı gösterişli sandıklar.

Benim annem de tüm anneler gibi sandıkta ne kadar çok değerli eşya
olursa ailenin itibarının o kadar çok artacağını düşünürdü. Bunun için üç kızının çeyizini büyük bir sabırla hazırlamaya yıllar boyu devam etti.

Peki neler seçti kızları için? Birbirinden gösterişli sandıkların içinde neler vardı? Ne yoktu ki?

Ben lisedeyken, annem akrabalara “ev oturmasına” giderdi. Kadınlar “gün”
adını verdikleri bu misafirlikte birlikte dertleşir ve sohbet ederlerdi. Aynı zamanda yakın çevrelerinde olup bitenden de haberdar olurlardı. Ben de okul çıkışı yemek yemek için, oturmanın yapıldığı akrabaya giderdim. Eğer ev sahibinin bir kızı varsa, konu dönüp dolaşıp genç kızın evliliğine gelirdi. Genç kız okulunu okurken, kendisi için yapılmış tüm çeyizi bir bir açılırdı. Kızın annesi hangi oyayı ne zaman yaptığını, hangi bornozu nerden aldığını anlatırdı. Her sandıktan bir de “ipek gecelik” çıkardı. Benim için hazırlanan çeyiz bohçasının içinde de böyle bir gecelik vardı.

Adet öyle ki gelinin “ilk gece” giyeceği kıyafet genellikle önceden seçilir ve sandıkta yerini bulur. Evlenecek kadının “ilk gece korkusu” çeyiz bohçasının içinde yıllar yılı yatar bekler. Liseyi bitirip, binbir emekle üniversite sınavına hazırlanan , okulunu bitirene kadar bacaklarını sıkı sıkıya kapatması söylenen genç kız için bu nasıl bir ikilemdir, kim
bilir… Ben kendine göre geleneklerine bağlı biri olsam da, Samsun’da geçen yıllarımda sandığımdaki bohçaların amacını hep sorguladım. Gelecekte nasıl bir eve, nasıl bir eşe sahip olacağımı bilmeden bu sandığın içindekileri ne yapacaktım? Ancak güzel annemin bohçalar için her zaman iyi bir cevabı vardı. Annem “Öyle deme Mehtap, ‘kızı büyümüş annesi uyumuş mu’ desinler?” gibi cümleler kurup, yıllarca nakışını işlemeye devam etti.
Evlilik kültürel düzeyde ele alındığında, toplumun değer yargılarını, gelenek ve göreneklerini, inanç ve değerlerini anlamak gerekir. Evliliğin temelini oluşturan cinsellik her ne kadar biyolojik ve psikolojik bir
yapı olarak görünse de kültürel açıdan da değerlendirilmelidir

Add Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *