Annesinden uzakta olanlar bu söz öbeğinin ne ifade ettiğini çok iyi bilir. Çocukluğumuzda annelerimizin elinde sihirli değnek olduğunu düşünürdük. İstediğimiz birşey şıp diye önümüze düşerdi. Öyle ki onun dokunduğu herşey güzelleşirdi. Leziz mi leziz yemekler yapar, sağlıklı gürbüz çocuklar yetiştirir, düzenli tertipli salonlarda misafir ağırlardı. Hastaysan nazlanabilirdin, sağlıklıysan istediğin kadar dondurma yiyebilirdin. Annemin bir cümlesi var ki halen bir yere çarpıp canımı acıttığımda kulaklarımda duyarım. “ öpeyim de geçsin!” Mutlaka çoğunuz annesinden bu cümleyi duymuştur. Sihirli bir cümledir bu, gerçekten bisikletten düştüğümde, kaldırımda ayağımı burktuğumda, arka bahçedeki ağaçlara tırmanmaya çalışıp tepe takla olduğumda gücüm yetiyorsa apartmanın kapısa gider, balkondan bana bakan annemin aşağı gelip beni öpmesini beklerdim. Aldığım öpücük yaralarımı iyileştirmese bile gözyaşlarımı dindirirdi. Çocukluğunuzda sizi iyileştirecek, istediklerinizi gerçekleştirecek sihirli bir anneniz vardı. Sorunların sorumluluğunu almanıza gerek olmayan yaşlardı. Şimdilerde hayatın karmaşasıyla, stresli iş hayatıyla, trafikle, projelerle, yaşamsal sorunlarla hep baş başasınız. Tüm sorunlarınızın sorumluluğu size ait. Böylesi zamanlarda geçmişteki o sihirli anneyi özlüyor olabilirsiniz. Ve siz de tıpkı benim gibi burnunuza gelen bir börek kokusuyla annenizi hatırlayıp en kestirme yoldan bir telefonla onun sesini duymak istiyor olabilirsiniz. Bence hiç vakit kaybetmeyin.